Doğru sonuçlar için doğru analiz ve doğru planlama her şeydir.
TÜRKİYE'DE FRANCHISE SİSTEMLERİNİN ÇOĞU NEDEN DAĞILIYOR?
Türkiye’de franchising sektörü son yıllarda ciddi şekilde büyüyor. Özellikle yiyecek-içecek, kahve, emlak ve hizmet sektörlerinde neredeyse her gün yeni bir marka franchise vermeye başlıyor.
Fakat büyüme hızına rağmen sektörün görünmeyen tarafında ciddi bir problem var:
Birçok franchise sistemi birkaç yıl içinde operasyonel yorgunluk yaşamaya başlıyor.
Aslında bu durum yalnızca Türkiye’ye özgü değil. International Franchise Association (IFA) tarafından yayınlanan son sektör analizlerinde de hızlı büyüyen ancak operasyonel altyapısı zayıf markaların uzun vadede sürdürülebilirlik problemi yaşadığı özellikle vurgulanıyor.
Örneğin; ‘Franchise Direct Global Franchise Report’ içerisinde özellikle franchise operasyonlarının artık “merkezi veri yönetimi” mantığıyla ilerlediği vurgulanıyor.
Bugün dünyadaki güçlü franchise markaları:
- operasyon standardı,
- veri takibi,
- eğitim sistemleri,
- denetim mekanizmaları,
- yatırımcı sürdürülebilirliği üzerine yoğunlaşıyor.
Çünkü franchising yalnızca şube açmak değil; aynı sistemi tekrar tekrar çalıştırabilmektir.
Türkiye’de ise birçok marka hâlâ franchise vermeyi: “isim hakkı vermek” olarak görüyor. Asıl kırılma da burada başlıyor.
Sektörün bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey yeni şube değil; daha güçlü sistemler.
Arkad Franchise tarafında yürütülen çalışmaların temel yaklaşımı da tam olarak bu noktaya dayanıyor:
Sadece franchise vermek değil, yönetilebilir franchise sistemleri oluşturmak. Çünkü bugün Türkiye’de yatırımcıların en büyük problemi yalnız bırakılmak. Markaların en büyük problemi ise kontrolü kaybetmek. Bu iki problemi aynı anda çözebilen markalar önümüzdeki dönemin gerçek franchise markaları olacak.
Yeni dönemde güçlü olan;
en çok şubesi olan değil,
en sürdürülebilir sistemi kurabilen marka olacak.
Ve franchising sektörünün geleceğini belirleyecek asıl konu artık ürün değil;
sisteme yapılan yatırım olacak.
